Skip to content
Text size normal
Türkçe sürüme geç

Elderly Issues Research Journal · 2021

Volume 14, Issue 1

6 articles in this issue.

Journal Archive

Türkiye ve Japonya’daki Yaşlı Dostu Hastanelerin Web Siteleri Aracılığıyla Karşılaştırılması

Serhan Şahinli, Nilay Gemlik

Research Articlepp. 1–7DOI 10.46414/yasad.889780

Bu araştırmanın amacı, Türkiye ve Japonya’da hizmet veren yaşlı dostu yedi hastanenin web siteleri aracılığıyla yaşlılar açısından uygunluğunun karşılaştırılmasıdır. Araştırma, her geçen gün yaşlı nüfusu hızla artan Türkiye ve yaşlı bir nüfusa sahip olan Japonya’nın yaşlı dostu hastanelerinin, hastalarının kullanımına uygun bir web sitesi tasarlayıp tasarlamadıklarını irdelemesi ve bu kapsamda sonuçlarını tespit etmesi açısından önemlidir. Araştırmanın örneklemini, Türkiye ve Japonya’da bulunan yaşlı dostu sertifikası alan ve almaya aday yedi hastanenin web sitesi oluşturmaktadır. Bu araştırmanın bulgularına genel olarak bakıldığında, hastane web sitelerinin ana sayfa tasarımlarının belirlenen kurallara uygun olduğu görülmüştür. Hastaneler açısından vurgulanması gereken en önemli özellik olan yaşlı dostu hastane bilgisinin Türkiye’deki hastanelerin web sitesinde yeterince vurgulanmadığıdır. Japonya’daki hastaneler ise Türkiye’ye göre bu özelliğini daha çok ön plana çıkarmıştır. Her iki ülkedeki yaşlı dostu hastanelerin web sitelerinde iletişim unsurlarına yeterince yer verildiği görülmüştür. Her iki ülkedeki yaşlı dostu hastanelerin web sitesindeki en dikkat çekici bir diğer nokta engellilere yönelik erişim ve sesli erişim özelliğinin bulunmamasıdır. Bu araştırma sonuçlarının; hastanelerin web sitelerinde belirtilen eksikliklerin giderilmesinde Türkiye ve Japonya’daki yaşlı dostu hastane yöneticilerine faydalı olabileceği ve ayı zamanda hastanelerin web sitelerinin sahip olması gereken özellikleri açıklaması açısından literatüre katkı sağlayabileceği düşünülmektedir.

Yaşlı Bakıcıların Bakım Kariyeri

Aslı Gözde Akış

Research Articlepp. 8–18DOI 10.46414/yasad.940631

Bu çalışma yaşlısına bakım veren aile üyesi yaşlı bakıcıların, bakım sürecinde değişen aile ilişkileri, rol ve kimliklerini değerlendirmektedir. Çalışmada bakım bir süreç olarak değerlendirilmiş ve bu süreçte yaşlıların birer bakıcı olarak bakım alanında nasıl yer aldıklarının ortaya konması amaçlanmıştır. Bu nedenle çalışmada yaşam seyri yaklaşımı bağlamında bakımın üstlenilmesi ve sürdürülmesinde bağlantılı yaşamların, tarihsel ve mekânsal koşulların, bireysel özelliklerin önemi üzerinde durulmuştur. Çalışmada nitel araştırma yönteminden yararlanılmış ve çalışma kapsamında 24 yaşlı bakıcı ile derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Yapılan görüşmelerde yaşlı bakıcıların biyografik yaşam seyirleri ele alınmış ve elde edilen veriler tematik olarak analiz edilmiştir. Çalışma verileri yaşlı bakıcıların, bakım yörüngeleri, bakımın eş ve ebeveyn bakımında nasıl gerçekleştiği, bakım sürecinde yaşanan rol çatışmaları nedeniyle bakıcı olarak kendilerini nasıl tanımladıkları ve kendi yaşlılıklarına dair nasıl bir düşünceye sahip oldukları açısından bakım literatüründeki çeşitli bakıcı tipolojileri bağlamında ele alınmıştır. Buna göre yaşlı bakıcıların bakım kariyeri; ebeveynin ebeveyni, ebeveyn gibi, evli dullar, bakım nöbetçileri ve bakım erbapları olmak üzere beş tema altında değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonucunda yaşlıların bakıcı olarak edindikleri bu yeni rolün birer eş, çocuk, kardeş, ebeveyn veya çalışan olarak sahip oldukları diğer rollerle çatıştığı; ebeveyn, eş ve kardeş ilişkilerinin ve sorumluluklarının bakım sürecinde değiştiği ve bu değişimlerin bakımın yoğunluğuna, süresine ve zamanlamasına bağlı olarak gerçekleştiği ortaya çıkmıştır.

Yaşlı Bakım ve Paramedik Öğrencilerinin Yaşlı Ayrımcılığına Yönelik Tutumları

Serap Güngör, Nuran Borazan

Research Articlepp. 19–26DOI 10.46414/yasad.821579

Bu araştırmanın amacı yaşlı bakımı ve ilk ve acil yardım (paramedik) öğrencilerinin yaşlı ayrımcılığına yönelik tutumlarının belirlenmesidir. Bir devlet üniversitesine bağlı Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (SHMYO)’nda 2020-2021 eğitim öğretim yılında öğrenim gören yaşlı bakımı ve paramedik programına kayıtlı ve araştırmaya katılmayı kabul eden 291 öğrenciyle tanımlayıcı tipte bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veriler “Öğrenci Bilgi Formu” ve “Pozitif ve Negatif Yaşlı Ayrımcılığı Ölçeği” ile toplanmıştır. Veriler SPSS 21.0 programı ile analiz edilmiştir. Araştırmaya 291 öğrenci katılmıştır. Öğrencilerin %70.8’i kadın, %29.2’si erkek, yaş ortalaması 20.5±2.86 yıldır. Öğrencilerin %75.3’ü yaşlı bakımı programına, %24.7’si paramedik programına kayıtlıdır. Öğrencilerin yaşlı/yaşlılar ile yaşamaya yönelik deneyim ve görüşlerine baktığımızda %59.1’i 65 yaş ve üzeri yaşlı birey/bireyler ile aynı evde yaşamaktadır ve bu yaşlı bireylerinde %28.2’sini büyükanne-büyükbaba oluşturmaktadır. Çalışmaya katılan öğrencilerin Pozitif Yaşlı Ayrımcılığı toplam puan ortalaması 50.12±7.04, Negatif Yaşlı Ayrımcılığı toplam puan ortalaması 40.19±16.16 olarak bulunmuştur. Öğrencilerin okudukları bölüm ile Pozitif ve Negatif Yaşlı Ayrımcılığı toplam puanı arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır (p>0.05). Sonuç olarak çalışmaya katılan yaşlı bakımı ve paramedik öğrencilerinin yaşlılara karşı pozitif tutumlarının yüksek, negatif tutumlarının ise düşük olduğu gözlenmiştir.

Yaşlı Bireylerle İletişim: Bibliyometrik Haritalama ve İçerik Analizi

Derya Çakmak Karapınar

Research Articlepp. 27–39DOI 10.46414/yasad.931423

İnsanlar varoluşları ve yapıları gereği doğdukları andan öldükleri ana kadar gerek kendileri ile gerekse insanlarla iletişim kurarlar. İnsanın, yaşamı boyunca yeni bir yaş aldıklarında yani yaşadıkları her yıl içinde bazı fiziksel, bilişsel, psikolojik ve sosyal gelişim ya da değişim yaşadıkları bir gerçektir. Yaşanan bu gelişim ve değişimler insanların iletişim becerilerini de etkilemektedir. Her geçen yıl gelişen ve değişen insanın önceleri sınırlı olan iletişim becerileri ve kullandıkları iletişim kanalları artmakta ve zenginleşmektedir. Günlük yaşam pratikleri içerisinde sürekli kendisi ve diğer bireylerle iletişim halinde olan birey sosyalleşmekte, diğer bireylerle etkili iletişim kurmaya çalışmakta ve bu süreçte yaş almaya devam etmektedir. Yaş alma sürecinin sonucunda yaşlılık olarak adlandırılan ve 65 yaş ve üzerindeki bireyleri tanımlayan yaşam dönemine girilmektedir. Yaşlılık döneminde bireylerin çevresi ile etkili iletişim kurmasını engelleyen durumlar ortaya çıkmaya başlamaktadır. Bu durum hem yaşlı birey hem de onun çevresi ya da bakım veren kişiler için önemli bir sorun haline gelmektedir. Bu soruna çözüm bulmak için yaşlı bireylerle çevresi ile ilgili birçok çalışma yapıldığı görülmektedir. Bu çalışmanın amacı yaşlı bireyler ve iletişim üzerine 2016-2020 yılları arasında gerçekleştirilen araştırmaları incelemektir. Bu amaç doğrultusunda Web of Science veri tabanından elde edilen veriler, bibliyometrik analiz ile incelenerek VOSviewer haritalama yöntemi ile görselleştirilmiştir. 2016-2020 yılları arasında gerçekleştirilen makalelerin sayısı, atıf sayısı, en çok yayın yapan üniversiteler ve yazar ağ analizi şeklindeki bibliyometrik göstergeler kullanılarak incelenmiştir.

Yaşlı Yetişkinlerde Mobil Uygulamaların Kullanımındaki Engeller ve Çözüm Önerileri

Kamile Kırca, Sevinç Kutlutürkan, Elif Sozeri

Review Articlepp. 40–44DOI 10.46414/yasad.776872

İnsanlar, sağlık bilgisini sürdürmek ve bunlara erişmek için, iletişim ve bilgi teknolojisindeki ilerlemelerden dolayı birçok farklı yol geliştirmiştir. Bireylerin sağlığını koruma ve geliştirmenin en güncel yollarından biri de teknolojik cihaz ve mobil uygulamaların kullanımıdır. Sağlık bilgisine erişmenin bu yeni yoluna adapte olmakta zorluk çeken bir grup olarak yaşlı yetişkinler karşımıza çıkmaktadır. Hasta ve sağlıklı bireyler için pek çok avantajı bulunan sağlık bilgi teknolojilerinin, yaşlı yetişkinler tarafından da kullanılabilir olması gerekir. Bu teknolojik uygulamalar yaşlı yetişkinlerin engelli olma, kronik bir hastalığa sahip olma veya yaşlanma ile birlikte sağlık durumundaki olası değişiklikleri dikkate alınarak tasarlandığında faydalı olacaktır. Yaşlı yetişkinlerin teknoloji kullanımını değerlendirebilmek için teknolojiyi kabul durumları ile benimsemelerini etkileyen engelleri anlamak önemlidir. Yaşlı yetişkinler, teknolojik cihazların ve mobil uygulamaların kullanımına ilişkin fiziksel-bilişsel, sosyal-psikolojik ve teknolojik tasarıma ilişkin çeşitli engellerle karşılaşmaktadır. Bu engellerin ortadan kaldırılması ya da azaltılması için teknolojik cihazların ve mobil uygulamaların kolay erişim, maksimum şeffaflık ve minimum belirsizliğe sahip olmaları gerekmektedir. Çünkü yaşlı yetişkinin sağlığa ilişkin mobil uygulamalara erişimi ve kullanımı otonomilerini güçlendirerek, yaşam kalitelerinin artmasını sağlayacaktır. Bununla birlikte giderek hızlanan teknolojiye adapte olmaları için yaşlılara özgü teknolojik ürünlerin tasarımına ağırlık verilmesi ve yaşlıların bu araçları kullanmaya özendirilmeleri gerekmektedir.

Yaşlıların Pandemi Sürecindeki Biyopsikososyal Etkilenimleri

Fatma Hastaoğlu

Review Articlepp. 45–49DOI 10.46414/yasad.863017

Covid-19 virüsü ilk olarak Çin’in Wuhan kentinde görülmüş ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 11 Mart’ta pandemi ilan etmiştir. Pandemi süreci tüm dünyada başta sağlık, ekonomi ve toplumsal hayatı etkileyen oldukça önemli bir krize neden olmuştur. Covid-19 pandemisi herkesi etkisi altına alan, gerek toplumsal gerekse bireysel anlamda hem fiziksel hem ruhsal hem de ekonomik açıdan önemli önemli kayıplar yaşanmasına neden olan bir halk sağlığı sorunudur. Dezavantajlı grup olarak bilinen yaşlıların, özellikle yaşlı bireylerin enfeksiyon riski açısından riskli olmaları, hem ekonomik (para çekme, faturaları ödeme vb.), hem sosyal (yiyecek içecek alma, güneş ışığından faydalanma vb.) hem de sağlık gereksinimleri( ilaçların temini, sağlık kontrollerinin yapılması vb.) için desteğe ihtiyaç duyabilmeleri, sosyal izolasyon yaşamaları, toplumsal açıdan dışlanmaları, bilinmeyene karşı korku duymaları gibi pek çok neden pandemi sürecinin yaşlılardaki etkisini gözler önüne sermektedir. Evde kalıp dışarı çıkamayan yaşlılarda, fiziksel ve ruhsal gerilemelerin görülmesinin yanı sıra, korunma ve bakım gereksinimlerinde de belirgin bir artış görülmektedir. Pandemi sağlık sistemi üzerinde ciddi yük oluşturduğunda ve kaynakların pandemideki tüm nüfusun gereksinimleri ile başa çıkmak için yeterli olmadığında, yaşın olumsuz bir faktör olabileceği yönündeki risk unutulmamalı ve tüm yaşlı insanların bu zamanlarda saygı ve sevgi ile tedavi edilmesi sağlanmalıdır. Bu nedenle, yaşlıların pandemi sürecinden etkilenimlerinin erken dönemde tespit edilmesinin, hem bakım uygulamalarının düzenlenmesine, yaşlıların hastane yatışlarının azaltılarak, pandeminin kontrol altına alınabilmesine katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Yaşlılardaki pandeminin olumsuz etkilerini azaltmak, bakım gereksinimlerini karşılamak, sosyal yaşama katılımlarını kesmeden koruyabilmek, onların bu acil, olağandışı ve zor durumda toplumsal saygınlığını devam ettirebilmelerini sağlamak pandemi farkındalığını artırmakla sağlanacaktır. Çalışmamız, bu farkındalığı sağlamak amacıyla planlanmıştır.