Skip to content
Text size normal
Türkçe sürüme geç

Elderly Issues Research Journal · 2020

Volume 13, Issue 2

7 articles in this issue.

Journal Archive

Yaşlı Bireylerin Çocukluk Dönemlerindeki Oyun Pratikleri İle Günümüz Çocuklarının Oyun Pratiklerinin Karşılaştırılması

Sergender Sezer, Tule Gültekin

Research Articlepp. 65–71DOI 10.46414/yasad.735773

Bu çalışmada modernleşmenin ve teknolojik gelişmelerin etkilediği toplumsal değişmenin çocuk oyunlarına ve oyun pratiklerindeki değişime nasıl yansıdığı belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma, çocukluk döneminde toplumsallaşmaya büyük etkisi olduğu kabul edilen çocuk oyunlarının da geçmişten bugüne büyük değişiklikler gösterdiği bilinmektedir. Bu nedenle araştırmanın temel problemini, yaşlı bireylerin çocukluk dönemindeki oyun pratikleri ile günümüz çocuklarının oyun patiklerinin nasıl ve neden değişiklik gösterdiği oluşturmaktadır. Bu kapsamda araştırma Muğla ilinin Yeniköy Mahallesi’nde gerçekleştirilmiştir. Tek mahallenin seçilmiş olmasının amacı, aynı mekânda büyümüş ve büyümekte olan bireyler arasında karşılaştırma yaparak kültürel aktarımın ve değişimin nasıl ilerlediğini görmektir. Yeniköy’de doğup büyüyen ve yaşayan sekiz yaşlı ve sekiz çocuk olmak üzere toplam da on altı katılımcıyla derinlemesine görüşme yapılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen veriler yorumlayıcı anlayıcı yöntem ve içerik analizi tekniği kullanılarak analiz edilmiştir. Bunun yanında araştırmada kota ve kartopu örneklem kullanılmıştır. Araştırmanın sonucuna bakıldığında; toplumsal değişmeye paralel olarak oyun kültürünün geleneksel oyun kültüründen modern oyun kültürüne doğru evrildiği, fakat bu evrim sürecinin hala devam etmekte olduğu görülmektedir.

Sosyal Sermaye, Güven ve Yalnızlık Açısından Yaşlıların Yaşam Deneyimleri Üzerine Nitel Bir Araştırma

Aylin Görgün Baran, Beril Günay, Buket Bereketli, Işıl Işık

Research Articlepp. 72–89DOI 10.46414/yasad.775885

Bu araştırma yaşlıların sosyal sermayelerine odaklanmıştır. Bu kapsamda araştırmanın temel sorusu; sosyal sermaye kuramı çerçevesinde yaşlılar sosyal ilişkilerini nasıl gerçekleştirmekte, kimlerle birlikte olmakta, neler yapmakta, gönüllü ve sivil topluluklara toplumsal katılımları nasıl olmaktadır? Çalışmanın amacı katılımcıların aile, akrabalık, arkadaşlık, komşuluk ilişkileri ve beklentileri ile güven duygusu ve topluma katılım (gönüllü-sivil topluluklara) ile sosyo-kültürel faaliyetlerde bulunma durumlarına ilişkin deneyimlerini tespit etmektir. Araştırma nitel bir çalışma olup, Ankara’da ikamet eden 65 yaş ve üzeri 16 katılımcı ile yarı-yapılandırılmış soru formu kullanılarak derinlemesine görüşmeler yoluyla veriler toplanmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre katılımcıların aile ve akrabalarıyla olan ilişkileri olumlu olarak değerlendirilmiş, çocukları ve torunlarının onlar için önemli sosyal ilişki aktörleri oldukları sonucuna varılmıştır. Aile ilişkilerinin ise güvenli bağlarla kurulduğu ve sosyal destek mekanizması olarak katılımcılara yardımcı bir işleve sahip olduğu görülmektedir. Güven ilişkisi kurarken samimiyet ve karşılıklı paylaşımdan mutlu olan katılımcılar, en büyük güven kaynağının aileleri olduğunu belirtmişlerdir. Aile ve komşuluk ilişkilerinin yalnızlıklarını önemli ölçüde giderdiği saptanmıştır. Ayrıca katılımcıların çoğunun toplumsal katılım bakımından çeşitli sebeplerle gönüllü faaliyetlerde yer almadıkları, kurumların sağladığı imkanlardan yararlanmadıkları ve sosyo-kültürel faaliyetlere katılmadıkları sonucuna ulaşılmıştır.

Practices and Knowledge Levels of Older Individuals About Rational Drug Use

Ömer Hacıoğlu, Ergin Kariptaş, Gökçe Demir

Research Articlepp. 90–97DOI 10.46414/yasad.759272

Introduction: This study was conducted to examine the knowledge levels and practices of older individuals about rational drug use. Materials and Method: This descriptive study was conducted on 382 older individuals. The data were collected with the Rational Drug Use Survey through face-to-face interview method. The data were evaluated through the chi-square test and descriptive analysis methods. Results: In the study, 72.5 % of the older individuals stated that they used drugs without a prescription of a doctor, 23.6 % stated that they increased/decreased their doses without consulting the doctor, 91.1 % stated that they complied with the drug hours recommended by the doctors, and 44.2 % stated that they quit medication before the date prescribed by the doctor. Conclusion: The most important problems of older individuals concerning the rational drug use were determined to be using drugs without the prescription of a doctor and quitting the medication before the date recommended by the doctor. In line with these results, informing and supporting older individuals about rational drug use will make significant contribution for the rational drug use.

Undergraduate Students' Attitudes Towards Ageism and Affected Factors

Melike Yönder, Jülide Gülizar Yıldırım

Research Articlepp. 98–106DOI 10.46414/yasad.803533

This study was conducted with the purpose of determining the attitudes of university students towards ageism and affected factors. The study was carried out with 380 students. The Questionnaire Form and the “Ageism Attitude Scale” information form were used as data collection instruments. Descriptive statistics, linear regression, independent sample t test, and the one-way Anova were used to evaluate the data. The total scores on the Ageism Attitude Scale were a minimum of 48 and maximum of 107. The present study has been determined that the university students had a positive attitude towards ageism. Furthermore, it was found that the AAS total point average influenced the situation of choosing to live with a mother / father or together with both in the future from the older individual and life characteristics. In accordance with these results, it could be proposed to determine the views of the students and the society towards ageism, to plan studies at the universities in different regions for eliminating the regional differences, to make studies that would set forth the reasons for the negative factors, which influence ageism

A qualitative study on skills of elders to use digital technology products from digital divide perspective

Aylin Görgün Baran, Mine Öztekin Alpaydın

Research Articlepp. 107–122DOI 10.46414/yasad.788412

It can be said that the internet use and social media use and accessibility are much more important for youth and play a key role in participating in online social life. It is observed that the individuals, who are 60 years old and over, are more “deliberate”, “shy" and “cautious” than youth in this matter. In this study, the place of technology in their lives, usage methods and purposes, appropriate-efficient use of technology and the technical and generational problems faced in use of technology were considered in the interviews made with total 23 individuals who are 60 and above. It was concluded that they took place in a new socialization process through social media tools and use of technological products which they considered as part of the “necessities of the time” and “holding onto life”. It is also observed that individuals are subjected to a particular age categorization in terms of technology. This classification includes a definition which limits the type of product/technology and the use and purpose of that product/technology. It is tried to comment which social media applications are used by 60 and above individuals through products such as mobile phone, tablet, computer, etc. the purposes of use of such applications, the need for help in use of technological products and their experiences in problem solving of the participants according to their opinions in terms of self-interpretation in the scope of this research.

Kronik Hastalığı Olan Yaşlılarda Vitamin ve Mineral Kullanım Özelliklerinin Belirlenmesi

Nermin Kılıç, Gökçe Demir, Çiğdem Er Çalışkan

Research Articlepp. 123–130DOI 10.46414/yasad.793901

Araştırma kronik hastalığı olan yaşlılarda vitamin ve minerallerin kullanım özelliklerinin belirlenmesi amacıyla tanımlayıcı, kesitsel türde yapılmıştır. Araştırmanın örneklem grubunu Kırşehir il merkezinde bulunan bir Aile Sağlığı Merkezi’nde kayıtlı 260 yaşlı birey oluşturmuştur. Veriler sayı, yüzde ve ortalama olarak özetlenmiş, değerlendirmelerde Ki-kare analizi kullanılmıştır. Çalışmaya katılan yaşlı bireylerin yaş ortalaması 69,0±3,83 olup %51,2’si kadındır. Yaşlıların %32,3’ü vitamin ve mineralleri, %12,3’ü mineralleri, %20,0’ı ise vitaminleri kullanmaktadır. Yaşlıların kullandıkları mineraller sırasıyla Kalsiyum (%37,5), Magnezyum (%25,0), Demir (%12,5) ve Çinko (%12,5)’dur. Yaşlıların kullandıkları vitaminler ise sırasıyla C vitamini (%44,2), D vitamini (%30,8) ve B12 vitaminidir (%25,0). Yaşlıların %12,5’i mineralleri, %13,8’i ise vitaminleri reçetesiz kullanmaktadır. Vitamin ve mineralleri kullanan bu yaşlıların %18,5’i hastalıklardan korunmak, %13,8’i ise hastalıkların tedavisi için kullanmaktadır. Sağlık personeline danışarak vitamin ve mineralleri kullanma oranı yaşlılarda %23,1’dir. Kadın, bekar, hayatının uzun bir bölümünü ilçe, kasaba, köyde geçiren, sağlık durumunu kötü algılayan, çalışmayan, sağlık kurumuna ulaşımda sorun yaşamayan yaşlı bireylerin mineral kullanma oranları yüksek olarak belirlenmiştir (p<0,05). Yaşlı bireylerden evli olanların bekar olanlara göre ve çalışmayanların çalışanlara göre vitaminleri kullanma oranları yüksek olarak belirlenmiştir (p<0,05). Yaşlıların vitamin ve mineralleri kullanmadaki en önemli sorunları reçetesiz ve sağlık personeline danışarak kullanmaları olmuştur. Bu sonuçlar doğrultusunda yaşlıların vitamin ve mineralleri akılcı kullanımı konusunda farkındalık kazandırılması gerekmektedir.

Yaşam Boyu Öğrenme ve Aktif Yaşlanma Bakış Açısından Üçüncü Yaş Üniversiteleri: İyi Uygulama Örnekleri

Sema Oğlak, Ayşe Canatan

Review Articlepp. 131–141DOI 10.46414/yasad.726075

Demografik verilere göre yaşlı nüfus tüm dünyada hızla artmaktadır. Tüm dünyada 2050 yılında her beş kişiden birinin 60 yaş ve üstünde olacağı öngörülmektedir. Nüfus yaşlanması, artık önemli bir olgudur ve artan yaşlı nüfus göz önüne alındığında, aktif yaşlanmanın kişisel, aile, toplumsal, hükümet ve küresel düzeydeki önemi anlaşılmaya başlamış ve yaşlı bireylerin kendi yaşamlarında anlam ve memnuniyeti nasıl buldukları sorusu her düzeyde ön plana çıkmıştır. Aktif yaşlanma çabası, yaşlı bireyler için yaşam boyu öğrenmenin (YBÖ) önemi ve geliştirilmesi üzerine dikkatlerin çevrilmesine neden olmuştur. Yaşam boyu öğrenmenin geliştirilmesinin yaşlı bireyler için fiziksel, sosyal ve duygusal yararları olduğuna inanılmaktadır. Bu çalışmanın amacı, üçüncü yaş üniversitelerinin (ÜYÜ) mevcut durumunu tanımlamak ve dünyadaki “iyi uygulamaları” değerlendirmektir. Çalışmanınn yöntemi; literatür taranmasına dayalı olarak, ÜYÜ yaşlı bireylerin yaşam boyu öğrenme perspektifinden kazanımları ve aktif yaşlanma üzerindeki etkilerine dayalı bir inceleme çalışması olup en iyi uygulama örneklerine yer verilecektir. ÜYÜ, akran desteği ve bilgi paylaşımına dayanan yaşam boyu öğrenme programı olarak birçok ülkede uygulanmakta olup, sosyal bütünleşmeyi sağlaması ve psikolojik yararları ile yaşlıların kişisel yaşam kalitesini arttırdığı çok sayıda uygulamalarla ortaya konulmuştur. ÜYÜ programlarının, başarılı ve aktif yaşlanma üzerinde önemli etkisinin olduğu anlaşılmaktadır. Yaşlılar, ÜYÜ yoluyla hem topluma katılım sağlamakta hem de bilgi ve becerilerini geliştirebilmektedirler.