Tugba Düzenli, Elif Merve Alpak
Research Articlepp. 1–8
Son yıllarda yaşlı nüfusunda görülen artış, yaşlıların sorunlarına önem verilmesi gerektiğini göstermektedir. Bu nedenle; yaşlılık döneminin tanınması, yaşlılar için özelleştirilmiş, onların fizyolojik, psikolojik ve sosyal gereksinmelerini karşılayabilecek uygun kentsel mekânların yaratılması hem tasarımcılar hem kullanıcılar için önemlidir. İhtiyaçlara yönelik olarak düzenlenmiş kentsel açık mekânlar birtakım fiziksel ve psikolojik baskılar altında bulunan yaşlılar için büyük önem taşımaktadır. Sosyal bağları güçlendirmesi konusunda oldukça önemli yeri olan kentsel açık mekânların tüm yaş grubu ve kullanıcı tiplerini birleştirici rolleri bulunmaktır. Kentin bir parçası olan yaşlıların açık mekânlara katılımı ancak bu mekânların yaşlı ihtiyaçlarına uygun olarak tasarlanmasıyla sağlanabilir. Bu çalışmada da amaç hangi kentsel açık mekânların yaşlılar tarafından ne kadar ve ne amaçla kullanıldığının belirlenmesidir. Diğer bir deyişle; yaşlılara uygun kentsel açık mekânlar için tasarım ölçütleri ortaya koymak, yaşlıların kentsel yaşama katılımlarını, kentsel açık mekan kullanımlarını araştırmaktır. Çalışmada Trabzon kentinde yaşayan 125 yaşlı bireyle (65-75 yaş) anket yapılmıştır. İlk olarak kişilerin yaşları, cinsiyetleri, meslekleri ve yaşam güvenceleri olup olmadığı sorgulanmıştır. Daha sonra yaşlılara en çok hangi açık mekânları ne sıklıkta kullandıkları, bu açık mekânlarda neler yaptıkları sorulmuştur. Ayrıca buralara gitme nedenleri de sorgulanmıştır. Anketin bu kısmında 5’ li likert tutum skalası kullanılmıştır. Sonuçta, yaşlıların kentsel açık mekânlardan en çok parklarda vakit geçirdikleri, kentsel açık mekânları en çok arkadaşlarıyla birlikte olmak ve oturup dinlenmek için kullandıkları belirlenmiştir. Ayrıca bu mekânları tercih nedenlerinin ulaşılabilirlik, doğallık ve güvenlik olduğu da tespit edilmiştir.
Oya Esra Bektaş
Research Articlepp. 9–18
Kronolojik zamanın yaşlılığı açıklamak için tek ölçüt olarak alınması bugün klasik gerontolojiye yöneltilen eleştirilerin başında gelmektedir. Söz konusu eleştirinin felsefenin yaşlılığa yaklaşımında da belirleyici olduğu söylenebilir. Zaman algısının her şey gibi yaşamın akışını da yönettiği bir dünyada yaşlılığın ve yaşlanmanın anlaşılması ve anlamlandırılması, felsefi bir çerçeveden bakıldığında zamanın algılanma biçimlerinin ayrıntılı bir çözümlemesine bağlı görünmektedir. Büyük anlatıların çöktüğü, zamanın tarihselliğinden arındırıldığı ve mekanikleştirildiği postmodern dünyanın yaşlılığa bakış açımıza olan olumsuz etkileri ancak farklı zaman kavramlarına başvurularak anlaşılabilecek bir problemdir. Bu çalışmada söz konusu zaman algılarından biri olan anlatı üzerinde durulacak ve anlatının zamanla bağının, günümüzde bilgeliğini ve saygınlığını yitiren yaşlıların içine düştüğü varoluş kaygısını anlamlandırma noktasındaki katkısı üzerinde durulacaktır.
Velittin Kalınkara, İşıl Kalaycı
Research Articlepp. 19–39
Bu çalışma yaşlıya bakım hizmeti veren bireylerin yaşam doyumu, bakım verme yükü ve tükenmişliğini etkileyen faktörlerin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma kapsamına evde yaşlı bakım hizmeti veren 209 gönüllü birey alınmıştır. Bireylere “Yaşam Doyumu Ölçeği (YDÖ)”, “Bakım Verenlerin Yükü Ölçeği (BYÖ)” ve “Maslach Tükenmişlik Envanteri (MTE)” uygulanmıştır. Araştırma sonucunda bakım veren bireyin yaşam doyumu % 60,12; zaman-bağımlılık yükü % 53,57; gelişimsel yük % 43,09; fiziksel yük % 35,35; sosyal yük % 24,93 ve duygusal yük % 15,72 bulunmuştur. Bakım verenler % 50 düzeyinde tükenmişlik yaşamaktadırlar. Yaşam doyumu (p<0.051) ve bakım verme yükü ile tükenmişlik arasında güçlü bir ilişki vardır (r=0.683, p<0.01). Bakım yükü arttıkça tükenmişlik artmakta; bakım yükü duygusal tükenmeye (r=0.785, p<0.01) ve duyarsızlaşmaya (r=0.483, p<0.01) neden olmaktadır.
Tülay Zorlu
Review Articlepp. 40–53
Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de her geçen yıl yaşlı nüfus oranı ve buna bağlı olarak yaşlılara yönelik hizmet talebi artmaktadır. Bunun sebebi yaşlılıkta günlük yaşam ile ilişkili birçok aktivitenin kısıtlanması ve bağımlılığın artmasıdır. Bu dönem genellikle yaşam alanının sınırlandığı bir dönemdir. Yaşlı insanlar diğer insanlara göre zamanlarının büyük bir bölümünü konutlarında geçirirler. Bu sebeple yaşlı bireylerin kendi kendine yetebilmesi, bağımsızlaşabilmesi, güvenliği ve konforu, özetle yaşam kalitesi konutun fiziksel özellikleri ile doğrudan ilişkilidir. Mevcut konutlarda yaşlı insanların fizyolojisine uygun olmayan tasarımlar onların günlük yaşamlarında birçok eylemi zorlaştırmakta hatta engellemektedir. Yapılması gereken yaşlı bireylerin fiziksel, duyusal, algısal ve bilişsel özellikleri dikkate alınarak tüm gereksinmelerinin belirlenmesi ve bu gereksinmeleri karşılamaya yönelik tasarım prensiplerinin oluşturulmasıdır. Bu aşamada sosyo - kültürel özellikler, sosyo-ekonomik statü vb. nin sebep olacağı farklılıklar da göz önünde bulundurulmalıdır. Bu çalışmanın amacı, kullanıcı gereksinmeleri-ergonomik tasarım ilişkisi temelinde konutta yaşlı bireylerin gereksinmelerine uygun ergonomik tasarım prensiplerini belirlemektir. Çalışma kapsamında, konuttaki ergonomik tasarım prensipleri fiziksel çevre faktörleri, mekansal organizasyon prensipleri ve donatı-ekipman tasarımı olmak üzere üç temel başlıkta ele alınacaktır. Ergonomik tasarım prensipleri ve kullanıcı gereksinmeleri ( fiziksel- psiko-sosyal gereksinmeler) bu temel başlıklarla ilişkilendirilerek tasarım prensipleri sıralanacaktır.
Velittin Kalınkara, Şahin Kapıkıran
Research Articlepp. 54–66
Bu çalışma yaşlıların yaşadığı çevreden memnuniyet düzeyini belirlemeye yönelik “ yerinde yaşlanma ölçeği ” geliştirme amacına dönüktür. Veriler Türkiye’nin yedi bölgesinde kırsal ve kentsel kesimde yaşayan toplam 189 (115 kadın ve 74 erkek) yaşlı bireyden toplanmıştır. Çalışmanın verileri araştırmacılar tarafından oluşturulan yerinde yaşlanmayı ölçtüğü varsayılan 62 maddelik bir ölçme aracı ile toplanmıştır. Bir dizi analiz sonucunda 15 maddeden oluşan üç faktörlü bir ölçme aracı elde edilmiştir. Faktör analizi uygulamasında verilerin yorumlanması için varimax eksen döndürme tekniği uygulanmıştır. 15 maddeden oluşan ölçme aracında birinci faktör için 7,281 , ikinci faktör için 1,851 ve üçüncü faktör için 1,759 eigen değerleri elde edilmiştir. Maddelerin tüm ölçek içindeki varyansı birinci faktör için % 23.66, ikinci faktör için % 20.65 ve üçüncü faktör için % 18.19 olmak üzere toplam % 62.50 açıklayıcılık düzeyine ulaşmıştır. Üç faktörlü yapının itemlerinin faktör yükleri .50’nin üstündedir. Daha sonra LISREL paket programı ile, ölçeğin uygun bir yapı olup olmadığını belirlemek için doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. X 2 =(87, N=189)138.37, RMSEA=.056, SRMR=.052, CFI=.98, NNFI =.98 ve GFI=.91 CI= .038-.073 ile mükemmel ve iyi düzeyde uyum değerlerine ulaşmıştır. Elde edilen 15 maddeli ölçeğin güvenirliği için hesaplanan cronbach alfa katsayısı faktör bir için .85, faktör iki için .84 ve faktör üç için .85 ve tüm ölçek için .90 olarak elde edilmiştir. Sonuçta, yaşlı bireylerin uzun süredir yaşadıkları çevreden memnuniyet düzeyini ölçmek amacıyla, güvenilirlik ve geçerliği yüksek bir “ Yerinde Yaşlanma Ölçeği ” geliştirilmiştir.
Gönül İçli
Research Articlepp. 67–75
Yaşlıların ve diğer dezavantajlı grupların sürekli bir değişim içinde olan kent dinamiğine uyum sağlamaları sosyal, ekonomik psikolojik birçok soruna yol açmaktadır . 1999 yılında kurulan Cittaslow hareketi küreselleşmenin olumsuzluklarından kentlerin yerel kimliğini ve dokusunu korumayı, kent sakinlerinin ve ziyaretçilerin yaşam kalitesini geliştirmeyi hedefleyen, küresel ve yerel arasında insan ilişkilerini ve çevreye duyarlılığı önemseyen bir harekettir. Kentlerin yaşlıların hareketlerini, yaşamlarını kolaylaştıracak biçimde düzenlenmesi, aynı zamanda yaşlı bireylerin yanı sıra çocuk, engelli gibi tüm kent sakinlerine uygun biçimde düzenlemelerin yapılması anlamına gelmektedir. Modern kent yaşamına alternatif olarak ortaya çıkan sakin kentleşme (Cittasow) hareketi doğaya, çevreye ve insana saygılı planlamasıyla gelişmeyi farklı bir biçimde ele alan bir bakış açısıdır. Çalışmada kentsel çevrenin yavaşlayan kentler/sakin kentler (Cittaslow) biçiminde düzenlenmesinin kentsel yaşam kalitesini arttırmaya yönelik yarattığı farklılıklar üzerinde durulmaktadır.
Aliye Mandıracıoğlu, N. Emel Lüleci, Safiye Özvurmaz
Research Articlepp. 76–86
Yaşlılığa tutum toplumdan topluma farklılık gösterebilmektedir. Yaşlıların sağlığı kendilerine yönelik olumlu veya olumsuz tutumlardan etkilenmektedir. Bu çalışma, Dünya Değerler Araştırmaları 2013 verilerine dayanarak Türkiye ve Türk Cumhuriyetleri örneğinde toplumun yaşlılara yönelik görüşlerini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Veri tabanındaki talımcı sayısı sırasıyla Türkiye 1605, Azerbeycan 1002, Kazakistan 1500, Kırgızistan 1500, Özbekistan 1500’dir. Yaşlılara yönelik tutumla ilgili 10 önerme değerlendirilmiştir. Ayrıca sosyo-demografik verilerle (yaş, cinsiyet, eğitim, medeni durum, meslek sosyal sınıf ve gelir sınıfı algısı,) ilgili bilgiler alınmıştır. Yaşlılara yönelik en fazla olumlu görüşlerin, Özbek katılımcılar tarafından yanıtlandığı belirlenmiştir. Nüfus içindeki hızla artan yaşlı nüfusa hazırlık için öncelikle toplumda yaşlılara karşı ön yargıları ortadan kaldırılması, olumlu tutum Kazandırılması önemli bir adım olacaktır.