İçeriğe geç
Yazı boyutu normal
Switch to English

Yaşlı Sorunları Araştırma Dergisi · 2015

Cilt 8, Sayı 2

Bu sayıda 5 makale yer alıyor.

Dergi Arşivi

BİREYLERİN AKTİF YAŞLANMAYA İLİŞKİN GÖRÜŞLERİ

Aybala Demirci Aksoy

Bu araştırma, bireylerin aktif yaşlanmaya ilişkin görüşlerini belirlemeyi ve cinsiyetler arası farkı ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırma, Ankara’da yaşayan bireylerin aktif yaşlanmaya ilişkin görüşlerini belirlemek üzere 300 birey üzerinde yürütülmüştür. Araştırmaya katılan bireylerin % 82,3’ü aktif yaşlanma hakkında bilgi sahibi olmadıklarını belirtmiştir. Aktif yaşlanma uygulamaları hakkında yararlanabilecekleri bilgi kaynaklarının sırasıyla televizyon, internet ve yazılı basın olduğu belirlenmiştir. Bireyler aktif yaşlanma uygulamalarına, uzun ve sağlıklı yaşamak (% 74,1), iyi bir görünüm (% 51,8) ve aynı oranlarda (% 47,8) bağışıklık sistemini güçlendirme ile fiziksel ve zihinsel faaliyetleri maksimum düzeye çıkarma amacı ile başvurabileceklerini ifade etmişlerdir. Sonuç olarak, bireylerin yarıya yakının aktif yaşlanmaya ilişkin bilgi sahibi olmadıkları belirlenmiştir. Bu bulgu ışığında bireylere yaşlanma süreci başlamadan, aktif yaşlanmaya ilişkin bilgilendirme çalışmalarının başlatılması ve yürütülmesi önerilmektedir.

EVDE VE HUZUREVİNDE KALAN YAŞLILARIN FİZYOLOJİK, PSİKOLOJİK VE SOSYAL YÖNDEN İNCELENMESİ

Havva Softa

Bu çalışma evde ve huzurevinde kalan yaşlıların fiziksel, ruhsal ve sosyal yönlerini incelemek amacıyla tanımlayıcı, analitik ve retrospektif olarak planlanmıştır. Araştırma Kastamonu Halk Sağlığı Müdürlüğüne bağlı Aile Sağlığı Merkezleri, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğüne bağlı Çankırı İsmail Özdemir Huzurevi ve Karabük Yücel Huzurevinde yapılmış olup, örneklemi 420 yaşlıdan oluşmaktadır. Veriler araştırmacı tarafından Yaşlı Tanıtım Formu, Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları Ölçeği, (SYBDÖ), Geriatrik Depresyon Ölçeği (GDÖ), Yaşam Doyumu Ölçeği (YDÖ), Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği (ÇBASÖ), Stresle Başa Çıkma Yolları Ölçeği (Ways of Coping Inventory-WCI) kullanılarak toplandı. Evde kalan yaşlıların depresyon puan ortalaması huzurevinde kalan yaşlıdan daha düşük olmakla beraber her iki grupta da orta düzeyde depresyon belirlendi. Ayrıca evde kalan yaşlıların yaşam doyumları ve sağlıklı yaşam biçimi davranışları puan ortalamaları huzurevinde kalan yaşlılardan yüksek bulundu (p<0.05). Araştırma bulguları sonucunda ev ortamında kalan yaşlıların fiziksel, sosyal ve ruhsal yönden huzurevinde kalan yaşlılara göre daha iyi durumda olduğu, bunun nedeninin aile, arkadaş ve sosyal destek sistemlerinin iyi olmasından kaynaklandığı söylenebilir. Bu sonuca dayanarak yaşlının mümkün olduğu kadar ev ortamında kalması ve ev ortamında kalan yaşlının mutlaka fiziksel, sosyal ve ruhsal yönden sağlık personeli özelliklede hemşireler tarafından desteklenmeleri önerilir.

YAŞLI BAKIM PROGRAMI ÖĞRENCİLERİNİN YAŞLI AYRIMCILIĞINA İLİŞKİN TUTUMLARI

Sercan Özbek Yazıcı, Isil Kalaycı, Esin Kaya, Ayse Tekin

Bu çalışmada, yaşlı bakım programı öğrencilerinin yaşlı ayrımcılığına yönelik tutumları ve bu tutumların çeşitli değişkenlerle ilişkisini belirlenmesi amaçlanmıştır.Tanımlayıcı ve kesitsel tipteki bu çalışma, Yaşlı Bakım Programında öğrenim gören 50 öğrenci ile yürütülmüştür. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Yaşlı Ayrımcılığı Tutum Ölçeği (YATÖ) ve Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği (RBSÖ) kullanılmıştır. Çalışmaya katılan öğrencilerin yaş ortalamaları 20,8±4,71’dir. Öğrencilerin %76’sı kız, %46’sının birinci sınıf ve %58’i sının sağlık meslek lisesinden mezun olduğu bulunmuştur. Öğrencilerin YATÖ toplam puan ortalaması 83.86±8.01 olup, öğrencilerin yaşlı ayrımcılığına yönelik tutumlarının olumlu olduğu saptanmıştır. Öğrencilerinin RBSÖ puan ortalaması 2,12±4,23’dir ve benlik saygısı puanları ile YATÖ toplam puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki belirlenmiştir. Çalışmada öğrencilerin yaşlıya yönelik olumlu tutuma sahip olduğu bulunmakla birlikte bakım kalitesini artırmak için bu tutumların geliştirilmesi gerekmektedir. Negatif tutumları değiştirmenin en etkili yollarından biri de eğitimdir. Bu yüzden günümüzün ihtiyaçlarına paralel şekilde sağlıkla ilişki bölümlerde eğitim müfredatlarının yeniden gözden geçirilmesi ve düzenlenmesi gerekmektedir.

KASTAMONU 1NO’LU AİLE SAĞLIĞI MERKEZİNE BAŞVURAN YAŞLILARIN YALNIZLIK DÜZEYİNİ ETKİLEYEN BAZI FAKTÖRLERİN İNCELENMESİ

Havva Kaçan Softa, Ayfer Öztürk, İrem Dindaş, Mustafa Göçmen

Araştırma, yaşlılarda yalnızlık düzeyinin ölçülmesi ve yalnızlık düzeyini etkileyen bazı faktörlerin belirlenmesi amacıyla tanımlayıcı olarak planlanmıştır. Araştırma, Kastamonu Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü’nden yazılı izin alınarak, 1 Ocak 2013’de 1 no’lu Aile Sağlığı Merkezine başvuran yaşlılarla görüşülerek araştırmacılar tarafından veriler toplanmıştır. Araştırmanın evrenini 1 Ocak 2013 ve 1 Şubat 2014 tarihleri arasında Aile Sağlığı Merkezine başvuran 65 ve üstü yaşlılar oluşturmuş, araştırmayı kabul edenler ise araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Veriler araştırmacılar tarafından hazırlanan yaşlılar için tanımlayıcı bilgi formu, UCLA-LS yalnızlık ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Yaşlıların % 48,3 ‘ü 75 ve üzeri yaş grubunda, % 66.7’si erkek, %68,3’ü kronik hastalığa sahip, % 28,3’ü psikolojik desteğe ihtiyaç duymakta, %71,7’si psikolojik desteğe ihtiyaç duymadıkları,% 38,3’ü televizyon izleyerek vakit geçirmektedir. Puan farkları olarak erkeklerin kadınlara göre, 65-69 yaş ve 75 yaş ve üzeri yaştaki yaşlıların 70-74 yaş grubuna göre, bekar olanların evli ve dul olanlara göre, yakın akrabalarla yaşayanların yalnız eşi ve çocuklarıyla yaşayanlara göre, çocuğu olmayanların çocuğu olanlara göre yalnızlık puanları istatistiksel olarak anlamlı olmasa da yüksek bulunmuştur (p>0.05). Araştırmaya katılan yaşlıların “yalnızlık” düzeyi (46,950 ± 7,914) düşük olarak saptanmıştır.

YAŞLILARIN ANTROPOMETRİK ÖLÇÜLERİNİN İÇ MEKȂN TASARIMINA UYGULANMASI

Velittin Kalınkara

Dünya nüfusu hızla yaşlanmakta ve yaşlılar giderek daha önemli bir tüketici grubu haline gelmektedir. Bu süreç ergonomi ve tasarım mesleklerini önemli ölçüde etkilemektedir. Ergonomist ve tasarımcıların yaşlı tüketicilerin yaşamını kolaylaştıracak ürünler tasarlayabilmeleri için antropometrik verilere ihtiyaç vardır. Ancak yaşlılara yönelik tasarımlar için verilerin yetersizliği ortadadır. Yaşlı bireylerin antropometrik ölçülerinin belirlenmesi, gözden geçirilmesi, tasarıma yansıtılması, kullanışlı ve optimum donanımların, araç-gereçlerin üretilmesi bir sorundur. Yaşlı nüfus giderek katlanmaktadır. Doğal olarak yaşlıların yaşamlarını uzun süre bağımsız olarak sürdürmeleri bir zorunluluktur. Özellikle yaşlılara yönelik mevcut ve tasarlanacak kurumların, yaşlı mekanlarının ve konutların yaşlının yaşamını kolaylaştırarak onları aktif hale getirmesi önemlidir. Ergonomik yaklaşım ve geronteknoloji yaşlıların tanınması, onların çevreyle uyum sağlaması ve tatmin edici bir yaşam sürdürmesi konusunda bir strateji sağlar. Yaşlının günlük yaşamını destekleyen mekan ve yer alan ürünler bireyin yerinde yaşamasını desteklediği gibi yaşam kalitesini de artıracaktır. Derleme niteliğindeki bu makalede yaşlıların antropometrik ölçülerinin tasarıma nasıl yansıtılacağı ele alınmakta, nitelikli ve bağımsız bir yaşam üzerindeki etkileri tartışılmaktadır.